Esra's Blog

NAZAR

imageNazar yani göz değmesi ile ilgili herkesin kendine göre inanışları ve tecrübeleri vardır. Bazı insanların çok beğendikleri insanlara veya mallara, bakışlarıyla ve sözleriyle zarar verdikleri bir gerçektir. Evde özellikle misafirden sonra birşeylerin çatlaması, kırılması,işlerimizin aksi gitmesi, kendimizi yorgun hissetmemiz kısacası yolunda gitmeyen herşeyin sorumlusu nazar demek alışkanlığımız haline geldi.

Bazı insanların negatif enerji yaydığını düşünürüz. Keyifle, mutlulukla bazı güzellikler yaşarken sizinle aynı frekansa girip, sevincinize ortak olabileni, gönül gözü açık olan herkes hemen ayırt edebilir. Gözler kalbin aynasıdır diye boşa dememişler. Bakışlar, süzüşler, mimikler herşeyi ele verir. Ben bunları da normal görmeye başladım zamanla… Hepimiz bazen başka insanların yaydığı enerjiyi bile kıskanabiliriz. Özenmek, imrenmek her zaman negatif yüklü olmak zorunda mıdır?

İnsan kendisinde eksik olan ne varsa ilgisi, dikkati hep o yöne doğru çekilir. Bekar olan evliyi, zayıf olan şişmanı, fakir olan zengini gibi herşey aslında karşıtıyla tamamlanır. Hayatta hiç kimseye özenmedim, hiç kimseyi kıskanmadım’ diyenler en kendini bilmez, tanımaz kategorisine girer benim gözümde…Herkesin kendini yetersiz hissettiği zayıf alanları vardır. Boşlukları doldurmak için malzemeyi bazen marketten değil de , özendiğimiz kişiden; ilk elden almak daha faydalı olabilir. Karşılıklı yapılan bu alışveriş her zaman nazarla mı sonlanmak zorundadır?

Bugüne kadar böyle düşünmüş olsam da, kendimi bu kısır döngünün içinden çıkarmak için düşünce yapımı da değiştirmeye çalışıyorum. Nazar denen şeyden o kadar korkar olmuşuz ki…Anlatma nazar olur, söyleme gözü kalır, paylaşma belli mi olur ‘ gibi söylemler etrafımızda aldı yürüdü…İster istemez bu düşünce yapısı üstümüzde bir baskı yapıyor. Büyüklerimizden de hep bunu duyarak büyümüşüz. Haliyle beynimiz nazar konusunda çok mesai yapmış.

Ben hayatımda olan herhangi güzel bir olayın nazarla gölgelenecek fobisine karşıyım. Her mutluluğun, başarının doya doya yaşanması ve paylaşılması hayatın tek gerçeği. Paylaşımlar ister dostlarla, ister dost bildiklerinle olsun; ağızdan dökülenler samimi ise bununla hiç bir kötü enerji başa çıkamaz. Buna inanmak lazım. Kalbimizde kelebekler uçuşurken aynı zaman da bir ağırlık çökmesi hep bu korkudan. Titreşimler halinde büyüyen bu korkuyu biz yaratıyoruz. Ondan sonra da başımıza gelen herşeyi nazara yoruyoruz.

Yazımın başında da söylediğim konuya tekrar geri dönmek istiyorum. Mutluluklara, güzelliklere, başarılara karşı duyulan imrenme, özenme gibi duygulara negatif anlamlar yüklemeyelim. Bunların tetikleyici, motive edici yanlarıda olduğunu unutmayalım. Akıllı insan karşısındakinin paylaşımlarından beslenmeyi bilir. Kendini geliştirmek, eksiklerini gidermek anlamında farklı yollar denemek, öğrenmeye açık olmak hep hayattaki paylaşımlardan kaynak bulur.

Hasetlik duygularıyla yanıp tutuşan insanlar aslında dönüp dolaşıp sonunda kendilerini yakarlar. Böyle insanların yaydığı kötü enerjide bumerang gibi kendilerine geri döner. Bu tür insanları bazen ayırt edemesek te, biz izin vermediğimiz sürece zarar vermeleri mümkün değildir. Gücünü bizden alan, bizim korkularımızla beslenen her olaya karşı biraz daha rahat olabilmeliyiz aslında…

Bunları söylemek kolay da sen ne kadar uyguluyorsun diye sorarsanız duygu ve düşüncelerimi şöyle toparlamak isterim. Nazar değecek korkusuyla paylaşımları kısıtlamaya karşıyım. İçi dışı bir  olanın, içtenlikle deneyimlerini paylaşanların çevreye yaydığı enerjinin onları ve sevdiklerini koruyup, kolladığına inanıyorum. Geçmişten gelip, yerleşmiş olan ön yargılarımı silmek için çaba gösteriyorum bu konuda…Nazar yok demiyorum. Kötü gözlerden korunmak için benimde keyifle uyguladığım ritüellerim tabi ki var…Dualarımı okurum, nazar tütsülerimi yakar evi mis gibi kokuturum. Meleklerin gücü kitabından öğrendiğim teknikle tüm sevdiklerimi koruma kalkanının içinde toplarım. Nazar boncuğu hediye etmeyi de, evimde, üstümde bulundurmayı da ihmal etmem. Tüm bunlar kişiye özel uygulamalardır ve rahatlatıcı, ferahlatıcı olabilir

Samimiyetsiz olan her türlü davranış, göze gelmemek için yapılan gizli hareketler ve benzeri tutumlar kendi sahteliği içinde debelenmeye mahkumdur. Hayatın acı ve tatlı her yönünü , tedirginlik hissetmeden, gönül rahatlığı ile paylaşmak insanı güçlü kılar. Var olmanın dayanılmaz hafifliği içtenlikle paylaşmaktan gelir. Nazar denen şey güzel ve yolunda giden şeylerin bozulmasıysa, hiç bir şeyin sürekli olmadığını zaten biliyoruz….

Çevremizdeki insanların düşüncelerine engel olamayız ama kendimiz istersek ve inanırsak öyle güzel ve güçlü bir enerji yaratırız ki negatif olan herşeyi geriye püskürtürüz. Bizden daha zayıf olanı kendi elimizle güçlendirip, bizi ele geçirmesine izin vermeyelim.

Hayat sevgi ve samimiyetle paylaştıkça daha da anlamlı. Kartlarını açık oynayanlar; içiniz rahat olsun. Blöf yapmayı sevenler; valla size ne diyimElem tere fiş, kem gözlere şiş’…

 

 

 

 

 

 

 

Bir düşünce üzerine “NAZAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Protected by WP Anti Spam